Yazmak benim için bir ifade biçimi değil, bir varoluş hâlidir. Hikâyelerimde insanın iç dünyasını, kırılganlığını ve dönüşümünü anlatırım. Her roman, bir soruyla başlar ve okurun zihninde yeni sorular bırakarak tamamlanır.
125+
Okurla Birebir Görüşme
Romanlarım farklı kuşaklardan okurlarla buluşmaya devam ediyor.
YAZAR HAKKINDA
Hikâyelerle Örülen Bir Yolculuk
Yazmak benim için yalnızca bir meslek değil, bir varoluş biçimi. İnsan ruhunun görünmeyen katmanlarını, kırılganlıklarını ve dönüşümünü anlatırım. Her romanım, okuru kendi iç yolculuğuna davet eden bir kapıdır.
Yazma Amacım :
Okuru yalnızca bir hikâyeye değil, bir duyguya davet etmek. Satırlar arasında kendini bulabileceği bir alan yaratmak.
Anlatma Biçimim :
Gerçekliğin kıyısında duran karakterler ve derin psikolojik çözümlemelerle insanın iç dünyasını keşfetmek.
Her roman bir soruyla başlar. Önce karakterler doğar, sonra onların sessizlikleri konuşmaya başlar. Yazma sürecim; gözlem, içsel çözümleme ve sabır üzerine kurulu. Hikâye ancak kendi ritmini bulduğunda tamamlanmış sayılır.
Her roman bir fikirle başlar. Bazen bir cümleyle, bazen tek bir karakterle… Önce o dünyanın kapısı aralanır, sonra hikâye yavaş yavaş şekillenmeye başlar.
02.
Karakterler Derinleşir
Karakterler yalnızca yazılmaz; tanınır, dinlenir ve anlaşılır. Geçmişleri, korkuları ve umutları netleşmeden hikâye tamamlanmaz.
03.
Roman Hayat Bulur
Taslak tamamlandığında yolculuk bitmez. Revizyon, editör süreci ve ince işçilikle hikâye olgunlaşır. Sonunda kitap, okurla buluşmaya hazır hâle gelir.